Kaş

 

M.Ö. 6. yüzyılda kurulduğu sanılan Kaş (Antiphellos) teke yarımadası üzerinde yer almaktadır. M.Ö. 2. Yüzyılda, şimdiki Antalya ve Fethiye arasındaki bölgede kurulan ve tarihin ilk demokratik kurumu olarak bilinen ünlü Likya birliğine üye kentlerden biridir. Nispeten küçük bir şehir olan Antiphellos’un Likya birliğinde tek oy hakkına sahip olduğu bilinmektedir.  Tarih boyunca Persler, Romalılar, Anadolu Selçukluları ve Osmanlı egemenliği altına girmiştir. Özellikle antik dönemlerde doğal liman yapısı nedeniyle önemli birticaret merkezi olmuştur. Diğer Likya kentleri gibi Kaş da kesinlikle görülmesi gereken yerlerin başında gelen ve her zevke ve bütçeye hitap eden, eşsiz bir doğayı, tarihi, çeşitli aktiviteleri, kaliteli müzik ve barları içinde barındıran mütevazi bir tatil beldesidir.  

 

Karadan ulaşımın nispeten zor olduğu kayalık bir coğrafya üzerinde kurulu olan şehrin Grekçe adı da bu özelliğini yansıtmaktadır. “Kayalıklı yerin karşısındaki yer” anlamına gelen Antiphellos’a uzun ve yorucu bir kara yolculuğunun ardından ulaşılır.

Kaş’ın otogarına giden sayılı otobüs firmaları şunlardır: Pamukkale turizm (www.pamukkale.com.tr) , Kamil Koç Turizm (www.kamilkoc.com.tr) , Metro Turizm (www.metroturizm.com.tr), Ulusoy (www.ulusoy.com.tr) ve Varan Seyahat (www.varan.com.tr). İstanbul-Esenler’den yaklaşık 15 saat (70-90 TL), Ankara’dan 11,5 saat (50-60 TL) ve İzmir’den 8,5 saat (45-55 TL) süren Kaş yolculuğu diğer kentlerden gelindiğinde Antalya, Kemer, Kalkan ve Fethiye gibi yakın merkezlerden aktarmalı yapılmak durumundadır.  Antalya Havaalanı (200 km/3 saat) veya Dalaman Havalimanı (140 km/2,5 saat) Kaş’a en yakın havaalanlarıdır.

Küçük bir kıyı kasabası olan Kaş, "Likya" kitabında Cengiz Bayburtluoğlu tarafından sessizliği, müthiş doğası ve güzelliği, size yardım etmeye her zaman hazır 2.500’lük nüfusu  ile mükemmel bir tatil köyü olarak anlatılmaktadır. Hayatın bütün zorluklarının ve stresinin Kaş’ın sırtını yasladığı dağın ardında kaldığını ve bu yalıtılmışlığın günlük gazete erişimine kadar hayatın her alanında hissedildiğini söyler. Kaş günümüzde her ne kadar dış dünyaya eskisi kadar uzak değilse ve her türlü gündelik ihtiyacınıza yönelik sınırlı da olsa cevaplar geliştirmişse de temiz denizi, tarihi dokusu ve ziyaretçilerine sunduğu geniş doğa sporları yelpazesiyle bu antik kent hala çekici bir tatil beldesi olma özelliğini korumaktadır.

 

Neredeyse her damak tadına göre bir deniz sunan Kaş’taki küçük ve büyük çakıl, deryalar plajlarının yanında, sahil boyunca uzanan otellerin kendi müşterilerine sundukları, kayalıklar üzerinden denize uzanan ahşap iskelelerden de denize girilebilmektedir. Her iskele, ait olduğu otelin müşterilerine sunduğu özel plajlar gibidir. Otellerden birkaç basamakla inilen bu iskelelerdeki şezlongların üzerinde uzanıp otelin restoran servisinden faydalanarak gün boyu konforlu bir deniz keyfi yapabilir, isterseniz odanıza dönüp dinlendirici bir öğle uykusu çekebilirsiniz.

Kaş’ın sahilinin boydan boya kayalık olduğunu bir kez daha hatırlatmakta fayda var,zira kayalıklardan gelen soğuk kaynak sularının etkisiyle deniz suyu soğumakta, ancak bir miktar açılınca normal ısısına kavuşmaktadır.

Alışılmış bir deniz ve plaj keyfi arayanlar için ise araçlarla batıdaki yarımadanın kum plajlarına, Limanağzı’na ve hatta kalkan –kaş arasında yer alan, otoyol üzerinden uzun merdivenlerle inilen müthiş bir kumsal olan Kaputaş Plajı’na gitme imkânı bulunmaktadır. Ancak denizi her an ayağının altında isteyenler sahildeki otelleri tercih etmelidir, zira hafif bir meyil üzerine kurulu olan kentte içerilere doğru yer alan pansiyonlar yokuş üzerinde kalmaktadır. Ancak bu pansiyonlar da müşterilerinin çevredeki plajlara rahatlıkla ulaşmalarını sağlayacak servis imkânları sunmaktadırlar. Karşıdaki Yunan adasının da her yerden görülebildiği mavi bir deniz manzarası da kıyıdaki otellerde bulabileceğiniz diğer bir güzelliktir.

 Geniş bir müzik yelpazesi sunan barlarıyla zengin ve zevkli  bir gece hayatına sahip olan Kaş, aynı zamanda çok farklı aktiviteleri bir arada barındıran bir eğlence merkezidir. Çeşitli doğa sporlarına (kano, kayaking, paragliding, dalış) olanak tanıyan belde, Türkiye’nin önde gelen dalış merkezlerinden biridir.  Aynı zamanda tarihi kalıntıların da bulunduğu Kaş ve çevresini gezmek, çeşitli aktivitelere katılmak bütün tatil programınızı doldurmanıza yeterli olabilir.

Gündüzleri sevimli dükkanlarıyla günlük ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz küçük çarşının içinde yer alan ve Kaş'ın sembolü haline gelmiş M.Ö 4. y.y.’a tarihlenen ve üzeri Likya alfabesiyle yazılı taş mezar ve özellikle evlerin (tepeye doğru) arkasında yer alan benzer mezarlar Kaş’ın en iyi korunmuş tarihi kalıntılarındandır.

Bunun yanında kıyı kemsinde de irili ufaklı mezar kalıntılarına rastlanmaktadır.  

Kent merkezi ve çevresinde bulunan tarihi kalıntıların en iyi korunmuş olanlarından biri de tarihi tiyatrodur. Grek mimarlığının esas alındığı Lykia’da, tiyatronun Ptolemaioslar döneminde inşa edilmiş olması büyük olasılıktır.

Tiyatro’nun sabit bir taş skene yapısına sahip olmaması arkada bulunan denizin doğal bir fon olarak algılanmasını sağlamaktadır. Depremlerden zarar gördüğü düşünülen tiyatronun doğu duvarındaki onarım rahatlıkla ayırt edilebilmektedir.

Çarşıdan on dakikalık bir yürüyüşle ulaşılan ve mühiş bir deniz ve Meis Adası manzarasına sahip tiyatronun yolu üzerinde Kaş'ın hastanesi ve limandan başlayıp tiyatroya kadar varan ve kenti çevreleyen eski sur kalıntıları da yer yer görülebilmektedir.

Tiyatronun arkasındaki tepe tırmanıldığında, Lykia’da örneği bulunmayan bir mezar yapısına rastlanır. Kayaya oyulmuş, kare şeklindeki yapının en ilgi çekici özelliği kapının tam karşısındaki duvara oyulmuş dans eden kızlar figürüdür. M.ö. 4. y.y.' da yapıldığı düşünülmektedir.  Yıllar boyunca çobanların sığınak olarak kullanması ve içeride ateş yakmaları sonucunda yapının iç duvarlarını is tabakası kaplamıştır. Aynı tepe üzerinde irili ufaklı mezarlar görülebilir.

İskele yakınlarında bulunan camiye dönüştürmüş olan kilise civarında eski bir tapınak kalıntısı bulunmaktadır. Kalıntının tarihi hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Kent surlarının doğu batı yönünde devamı olarak denize uzanan ve limanı çevreleyen dalga kıran ise her ne kadar modern bir yapı gibi izlenimi verse de son yıllarda yapılan bir kaç değişiklik dışında tamamı ile antik bir yapıdır. 

Kaş tatilinizin 25-27 haziran tarihleri arasına denk gelmesi halinde güzel bir sürprizle karşılaşabilirisiniz. Kaş belediyesi tarafından organize edilen Lykia-Kaş Kültür ve Sanat Festivali'nde konser, tiyatro, dans gibi etkinliklere ücretsiz olarak katılabilirsiniz. Tiyatro gösterisinin antik tiyatroda yapılması ve Meis adasından Kaş’a yüzme ve kano yarışlarının düzenlenmesi bu festivali diğerlerinden ayıran özelliklerin başında yer alır.  Festival süresince kasaba meydanında yöre halkının açtığı gözleme stantlarında açlığınızı -Kaş’ın diğer restoranlarının aksine- ucuza giderebilir ve şehrin çeşitli yerlerinde düzenlenen müzik dinletilerinde eğlenebilirsiniz.

 

Kaş’taki spor merkezleri tarafından düzenlenen aktiviteler arasından en güzeli ise 34 km uzaklıktaki Üçağız köyünden başlayan, Simena (Kaleköy)- Kekova kano turudur.Bir sonraki yazımızın durağı olan Simena’nın sular içindeki Likya mezarlarını ve Batık Şehir Kekova’nın su altındaki kalıntılarını yakından görebileceğiniz bu tur, tersane koyundaki yüzme molasıyla sona ermekte ve aynı güzergâhta tekne turları da yapılmaktadır. 

Keyifli tatiller...

 

5
Your rating: None Average: 5 (1 vote)

Asalet çok detaylı bir yazı

Asalet çok detaylı bir yazı olmuş, paylaşımın için teşekkürler. İlk işim hemen Kaş'a gitmek :)

  • Resimli Mecmua

    Bu sitenin içeriği, kullanıcılarının bilgi birikiminden, deneyimlerinden ve yaratıcı zekalarından beslenir. Herhangi bir konu sınırlaması olamamakla beraber, gönderilen içeriğin Resimli Mecmua'nın havasını yansıtması beklenir. Hal böyle iken gönderilen her içerik yayınlanacak diye birşey yoktur, neyin yayınlanıp neyin yayınlanmayacağı editörün paşa gönül kriterlerine bağlıdır. Nitelikli Türkçe içerik sağlamak sitenin temel görevidir.